Ali 的个人资料 MERHABA DOSTLAR ! ...照片日志列表更多 工具 帮助

日志


6月8日

market yutuyor

Melih AşıkAçık Pencere

Market yutuyor

Bursalı okurumuzdan telaşlı bir haber; “Dev marketler Bursa’yı işgal ediyor. Belediye Başkanı uyuyor... Son olarak Maya İnşaat ve Hollandalı Corio, Bursa’da 210 milyon dolar yatırımla ‘Anatolium’ adlı dev bir alışveriş merkezi kurmaya başladı...”
Bir başka okurumuz İstanbul’dan yazıyor:
- Starbucks ve Gloria Jeans’ler kahvehaneleri, pastaneleri yutuyor... Carrefour’lar, Metro’lar, Migros’lar bakkalları, tuhafiyecileri, kırtasiyecileri ufalıyor... IKEA mobilyacıları, uluslararası moda devleri butikleri, terzileri bitiriyor. Bırakınız bankaların, sanayiin, sigortaların yabancıların eline geçmesini, bakkal, çakkal, tuhafiyeci, ayakkabıcı, özetle esnaf  büyük sermayeye yem oluyor... 
Yakınmaları dinlerken aklımıza Ali Sirmen dostumuzun tespiti geliyor:
“Halkımız hep sağ partilere oy verir, sol çözümler bekler.”
Sevgili okurlarımıza soralım...
- Halkımız oylarını sağ partilere verirken kapitalizme, liberalizme, küreselleşmeye vermedi mi? Bunun doğal sonucu da büyük balığın küçük balığı yutması değil mi? Başka ne gibi sonuç bekliyorduk...
İktisatçı Mustafa Sönmez diyor ki:
- Küçük girişimcinin, bakkalın, esnafın çöküşüne de neden olan büyük mağazacılığın, özellikle, kentsel merkezlerde inşası, bu esnaf çöküşünü getirdi. Haksız rekabetle karşı karşıya kalan küçükler hızla tasfiye oluyorlar. Bu merkezlerin, kentin dışında yer almaları hem küçüklere bir “pozitif ayrımcılık”, hem de kent dokusunun sağlıklı gelişimi açısından zorunlu idi ama AKP iktidarı ve öncekiler bunu pek önemsemeyip, yerli ve yabancı büyük sermaye girişimi olan bu yatırımlara gelişigüzel kucak açtılar, teşvik ettiler. Şimdi hem küçük girişimcinin tasfiyesi, iflası hem de kentlerin sağlıksız, hormonal, kirli büyümesi sorunu ile karşı karşıyayız.
Bu yutulma olayı belediyeleri aşıyor.. Genel politikanın sonucu... Halkın paryalaştırma sürecinin bir parçası...

4月17日

301. MADDE

  Sürekli bahsedilen 301. madde nedir?

"Türklüğü, cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni alenen aşağılayan kişi, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Türkiye Cumhuriyeti hükûmetini, devletin yargı organlarını, askerî veya emniyet teskilatını alenen aşağılayan kişi, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandası tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır. Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz."

Bu maddeyi kriz haline getiren ise; Savcıların, hangi söz veya eylemin eleştiri kapsamında olduğunu, hangilerinin aşağılama anlamını taşıdığını belirleyerek, söz konusu maddeye göre dava açması. Yani eleştiri sınırı savcının dünya görüşüne göre oynak bir zeminde bulunuyor.

4月13日

ŞEYTANIN GÖR DEDİĞİ

Çetin AltanŞeytanın gör dediği

İşe mi koşuluyor, boşa mı koşuluyor?

Ufak tefek çekik gözlü bir Çinli, alışveriş yapmak için çıktığı çarşıdan elinde bir yığın paketle eve geri dönmüş.
Sonra da, elindeki küçük bir kâğıda bakarak, paketleri açmaya başlamış:
- Kitikomi? Tamam, işte Kitikomi!.. Nian-Hong? Tamam, işte Nian-Nong!.. Ling-Niak? O da tamam, işte Ling-Niak!.. Gah-Nahn nerde? O da burada Gah-Nahn!.. Ya Tokidong? Tamam tamam, Tokidong da burada!..
* * *
Birden Çinli, elini alnına vurmuş:
- Tuh, demiş; unuta unuta bak neyi unutmuşum almayı; “muz”u...
* * *
Bazen oluyor böyle unutkanlıklar.
Örneğin siyasetçiler de; siyaset pazarından elleri, kolları, sırtları yüklü olarak çıkıyorlar kürsülere ve sıralamaya başlıyorlar mallarını:
- Vatanı ve milletiyle devletin bölünmez bütünlüğü...
- ...
- Milletimizin gücü, her türlü sorunun üstesinden gelmeye...
- ...
- Binlerce yıldan bu yana güçlü bir devlet geleneğine sahip olarak...
- ...
- Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavara teslim olmadan...
- ...
- Halkımızın hassasiyetine her zaman saygılı...
- ...
- Cumhuriyet’in temel ilkelerini görmezlikten gelmeden...
* * *
Derken birden ellerini alınlarına vurarak hatırlıyorlar, çağdaşlığın mayasını nasıl unuttuklarını; alfabenin ilk 2 harfini yani; “AB”yi...
* * *
Cin Ali Bey, Ruhi Baba’ya sormuş:
- AB Komisyon Başkanı Jose Manuel Durao Barroso’nun Türkiye ziyareti hakkında ne düşünüyorsun?
Ruhi Baba:
- Doğrusu, demiş; adam hiç bilmediği bir şeyi öğrendi burada.
- Neyi öğrendi?
- Büyük bir azim, inat ve ısrarla, ille de “gelişmiş” olmamak için neler yapılması gerektiğini...
* * *
Av. Taner Aktop’tan yepyeni bir fıkra:
Biri Amerika’nın, biri İngiltere’nin, biri de Şark’ın “gelişmekte olan” ülkelerinden birinin 3 cerrahı buluşmuşlar; birbirlerine başarılarını anlatıyorlarmış.
* * *
Amerikalı cerrah:
- Adamın birinin, diyormuş; feci bir trafik kazasından geriye sadece kopuk bir başparmağı kalmıştı. O başparmağa önce bir el, sonra bir kol, sonra 2 omuzla göğüs, boyun, baş, gövde, bacaklar ve ayaklar takarak öylesine mükemmel bir insan yarattık ki; hayata yeniden atılıp da çalışmaya başlar başlamaz gösterdiği mucizevi başarılar sonucu, başka çalışanlar önemini yitirdiğinden; binlerce kişi işsiz kaldı.
* * *
İngiliz cerrah da şöyle diyormuş:
- O da bir şey mi? Bir metro kazasından sonra, ezilip param parça olmuş birinden geriye sadece bir saç teli kalmıştı. Biz o saç teline; alın, yüz, boyun, omuz, göğüs, kol, gövde, bacak ve ayaklar ekleyerek süperden de süper bir insan geliştirdik. Çalışmayı öylesine büyük bir enerjiyle başladı ki, nüfusun dörtte biri işsiz kaldı.
* * *
Şark’ın “gelişmekte olan” ülkelerinden birinin cerrahı da:
- Haydi gidin işinize, demiş; sizin yaptıklarınız da bir marifet mi yani. Ben, yolda yürürken bir yellenti sesi duydum ve çıkan osuruk gazını hemen alıp çantama koydum. Sonra o osuruk gazına güzel bir çıkış deliği, çevresine kalçalar, altına ayaklar, üstüne gövde, göğüs, kol, boyun, baş ekleyerek o kadar güçlü bir insan oluşturdum ki; çalışmaya başlar başlamaz, bütün ülke işsiz kaldı.
* * *
Şimdi herkes merak etmeye başlamış, o “gelişmekte olan” Şark ülkesinin neresi olduğunu.
* * *
Diojen ünlü feneriyle tüm Türkiye’yi dolaşmaya başlamış.
Önüne gelen soruyormuş kendisine:
- Ne arıyorsun Diojen?
O da hep aynı yanıtı veriyormuş:
- Bir insan arıyorum.
* * *
Derken Diojen, İstanbul’a gelmiş.
Ertesi gün de, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş sormuş kendisine:
- Ne arıyorsun Diojen?
Diojen:
- Fenerimi arıyorum, demiş.
* * *
İlhan Berk’ten bir şiirle bitirelim yazıyı:
      Aşk
Sen varken kötü bir şey bilmiyorduk
Mutsuzluklar, bu karalar yaşamada yoktu.
Sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu
Sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler
Nicedir bir pencereden deniz güzel değil
Nicedir ışımayan insanlığımız sensizliğimizden.

Sen gel bizi yeni vakitlere çıkar.

3月25日

haber

Meral Tamer

Mesir macunu Başbakan’a da lazım olabilir

Pazar günü evde keyif yaparken kızım “Anne çabuk gel, televizyonda kaçırılmayacak bir manzara var” deyince, yemeğin altını kapatıp salona koştum.
Sanki tümüyle erkeklerden oluşan bir miting alanı... Setin üzerinde Başbakan Erdoğan, rengarenk mesir macunlarını kalabalığa avuç avuç fırlatıyor, hemen yanı başında Emine Erdoğan, çuvaldan aldığı macunları eşinin avucuna yetiştirmeye çalışıyor.
Alanda bir izdiham, bir izdiham... Macunu kapabilmek için havaya sıçrayanlar, çocukları-yaşlıları yere deviriyor. Ezilme tehlikesi geçirenler ve bayılanlar için acil servis anonsları yapılıyor.
TGRT Haber, Manisa’daki Mesir Saçma Şenlikleri’nden canlı yayında. Korumalar bir yandan etrafı gözlerken, diğer yandan da şemsiyelerini açmış, Sultan Camii’nin kubbe ve şerefelerinden fırlatılan macunların, Başbakan’ın başına çarpmasını engellemeye çalışıyorlar.

Gelenek başlatmış!
Bu işte bir terslik var ama ne? Manisa Milletvekili Bülent Arınç, ekranda Erdoğan’ın yanında belirince, birden Arınç’ın geçmiş yıllarda ellerini havaya kaldırmış, macun kapmaya uğraşan fotoğrafları gözümün önüne geliyor ve benim için durum netleşiyor.
Haber, dünkü gazetelere “Mesir saçan ilk Başbakan” başlığıyla yansımıştı. Doğru, ama eksik. Zaman gazetesi işin özünü yakalamış:
“Başbakan Erdoğan, 486. Manisa Mesir Saçma Festivali’nde yeni bir gelenek başlattı. Geçen yıllarda protokol, saçılan macunları kapmak için yarışırken Erdoğan, vatandaşlara mesir dağıttı.”

Arınç’ın karnesi
Arşivlerde karşımıza geçmiş yıllardaki Mesir Macunu Festivali’nde en yüksek protokol olarak TBMM eski Başkanı Bülent Arınç çıkıyor; tabii macun kapmaya çalışırken... Arınç’ın macun karnesi bile mevcut:
2003’de 8 adet macun kapmış; 2004’te 11, 2005’te 45, 2006’da 41... Arınç’ın her yıl yükselen performansı, 2007’de 120 mesir macunuyla zirve yapıyor.
Geleneklerine bağlı olmakla her fırsatta iftihar eden Başbakan Erdoğan, 486 yıllık mesir macunu geleneğini neden bir kalemde elinin tersiyle itti?
AKP’nin mesir macunu kadrosunu dünkü Vakit gazetesinden öğrendik:
“Başbakan ve eşi Emine Erdoğan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Tarım Bakanı Mehdi Eker, AKP Genel Başkan Yardımcıları Hüseyin Tanrıverdi ve Nükhet Hotar Göksel, Manisa Milletvekilleri Bülent Arınç, Mehmet Çerçi, İsmail Bilen, Recai Berber...”
Bu güçlü protokol, halkla birlikte macun kapsaydı, incileri mi dökülürdü?
Erdoğan, AKP’ye kapatma davası açılmasıyla birlikte, seçim kampanyasını başlattı. Dış gezileri falan bıraktı, Türkiye’yi dolaşıyor. Güneydoğu’dan başladı. Emine Hanım’ı da yanına alıp, her gün bir yerde konuşuyor. Her gittiği yerde aynı mesajı veriyor: “Sizin elinizden bu memleketi almak isteyen bir takım seçkinler var. Benim kıymetimi bilin!”
Manisa’da ilave bir temennide bulunmuş: “Bu mesir inşallah sadece fiziki bir şifa vermekle kalmasın, ülkemizin aydınlık yarınlarının da
müjdecisi olsun.”
Başbakan’ın, 486 yıllık geleneği bozarak dağıttığı macunun, ben fiziksel şifa vereceğinden bile kuşku duyarım. Kaldı ki “ülkemizin aydınlık yarınları için”se, asıl kendisinin mesir macununa ihtiyacı olabilir.

3月11日

BASIN AÇIKLAMASI

 

Bir utanç haberi.
 www.betsa.tr.cx
Arkadaşlar,
minerva74 arkadaşımızın yorum olarak yazığı metin aşağıdadır.
Bilgilerinize sunar.  (http://minerva74.spaces.live.com/) 'a çok çok teşekkür ederim.
Saygılarımla. Bu oyunlara gelmemek lazım...
 
BASIN AÇIKLAMASI BİSMİL`DEKİ PKK MEZARLIĞIYLA İLGİLİ

  T.C.

DİYARBAKIR VALİLİĞİ

SAYI: 67     15.04.2005

BASIN   AÇIKLAMASI

Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

 

        Bazı basın yayın organlarında “Skandal Türkiye’de PKK mezarlığı var” ve “PKK mezarlığı Kuzey Irak’ta değil Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde” şeklinde haberlere yer verilmiş ve terör örgütüne ait olduğu belirtilen mezarlık ve terör örgütünün sözde bayrağının yer aldığı fotoğraf yayınlanmıştır.

        Valiliğimiz tarafından yapılan söz konusu haberin asılsız olduğu ve gerçeği yansıtmadığı, ilimiz Bismil ilçesinde böyle bir mezarlığın olmadığı, kamuoyunun yanlış yönlendirilmemesi gerektiği yönündeki açıklama ve düzeltme metni ilgili basın organlarına gönderilmiş ve bu basın organlarınca gerekli cevap ve düzeltmeler yayınlanmıştır.

        Ancak son günlerde bazı internet sitelerinde aynı haber ve fotoğrafların kullanılarak yayın yapıldığı, fotoğrafların e-mail yolu ile basın yayın kuruluşlarına ve kişilerin e-mail adreslerine gönderildiği tespit edilmiştir.

        Yayınlanan cevap ve düzeltme metinlerinde de belirttiğimiz gibi ilimiz Bismil ilçesinde böyle bir mezarlık bulunmamaktadır. Bazı çevreler tarafından maksatlı olarak bu tür haberler yayınlanıp vatandaşlarımız yanlış yönlendirilmeye çalışılmaktadır.

        Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Diyarbakır Valiliği

Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

http://www.diyarbakir.gov.tr/haberdetay.asp?id=126

 
 
3月4日

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

 

           TÜRK KADINI

  Beste - Güfte: Mediha Şen Sancakoğlu

Atatürk'ün sayesinde
Özgürlüğün adımıyım
Türk anası pâyesinde
Aydın bir Türk kadınıyım

İster yetmiş olsun yaşım
İlerici ve çağdaşım
Yoksa haram olur aşım
Aydın bir Türk kadınıyım

Mukaddestir mücadelem
Yurt ağlarken nasıl güle'm
Son bulsun ıstırâp, elem
Aydın bir Türk kadınıyım

Allahımın izni ile
Hayatımı versem bile
Cahil diye düşmem dile
Aydın bir Türk kadınıyım

Şükür ben de Müslümanım
Tanrıya tamdır imânım
Türkiyeme kurban canım
Aydın bir Türk kadınıyım

Meş'aleyiz sönemeyiz
Başka rejim denemeyiz
Hilâfete dönemeyiz
Aydın bir Türk kadınıyım...
8.03.2008 Cumartesi, Saat 12:00 de çağlayanda buluşalım...
Not: Kadıköy Belediye otoparkından saat 10.30 da otobüsler kalkacaktır.
iletişim tlf : 336 41 82 -- 336 04 82
2月6日

haberler ve politika

      FATİH ALTAYLI
 
 
1月23日

nüfus

kmharita-yeni

ADRESE DAYALI NÜFUS KAYIT SİSTEMİ 2007 NÜFUS SAYIMI SONUÇLARI

Ülkemizde, sonuncusu 2000 yılında olmak üzere bugüne kadar 14 Genel Nüfus Sayımı yapılmıştır. Sokağa çıkma yasağı uygulanarak bir günde yapılan bu sayımlarda, kişiler sayım günü bulundukları yerde, yani de facto yöntemine göre sayılmışlardır.

2006 yılında çıkarılan 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile ülkemizdeki nüfus sayımlarının da veri kaynağını oluşturacak yeni bir sistem kurulmuştur. Sistemin kurulmasına yönelik tüm çalışmalar, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) koordinasyonunda il ve ilçelerde vali ve kaymakamların başkanlığında oluşturulan yürütme komiteleri marifetiyle gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede, önce ülkemizdeki tüm adres bilgilerinin kaydedildiği Ulusal Adres Veri Tabanı oluşturulmuştur. Daha sonra, bu adreslerde ikamet eden vatandaşlar T.C. kimlik numaraları, yabancı uyruklu kişiler ise pasaport numaraları aracılığıyla adresle ilişkilendirilerek kayıt altına alınmış ve Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) oluşturulmuştur. Böylece, nüfus sayımlarında yaşanan mükerrer kayıt ya da kayıt olmama gibi sorunlar ortadan kaldırılmıştır. TÜİK tarafından kurulan ADNKS, 5490 sayılı Kanun gereği İçişleri Bakanlığı'na devredilmiştir.

Söz konusu Kanun uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları adrese yönelik tüm idari işlemlerinde artık bu sistemi kullanacak, yerleşim yerleri ayrımında nüfusun büyüklüğü ve temel nitelikleri hakkında güncel bilgiler de bu sistemden elde edilecektir. Ülkemizin nüfusuna ilişkin bilgiler, sadece on yılda bir yapılan nüfus sayımları yerine, "de jure" yöntemi olarak bilinen ikamet adresine dayalı olarak her yıl TÜİK tarafından yayımlanacaktır.

Yeni sistemden elde edilen ilk nüfus sayımı sonuçları, bu haber bülteni ile kamuoyuna duyurulmaktadır.

31 Aralık 2007 tarihi itibariyle Türkiye nüfusu 70,586,256 kişidir.

Nüfusun 35,376,533'ünü erkek, 35,209,723'ünü ise kadınlar oluşturmaktadır.

Ülkemizde ikamet eden nüfusun % 70.5'i şehirlerde yaşamaktadır.

Şehir nüfusu (il ve ilçe merkezlerinde ikamet eden nüfus) 49,747,859, köy nüfusu (bucak ve köylerde ikamet eden nüfus) ise 20,838,397 kişidir.

Şehirlerde yaşayan nüfus oranının en yüksek olduğu il % 92.7 ile Ankara, en düşük olduğu il ise % 31.8 ile Ardahan'dır.

Ülkemiz nüfusunun % 17.8'i İstanbul'da ikamet etmektedir.

İstanbul ilinde 12,573,836 kişi ikamet etmektedir. Toplam nüfusun sırasıyla; % 6.3'ü Ankara'da, % 5.3'ü İzmir'de, % 3.5'i Bursa'da, % 2.8'i Adana'da ikamet etmektedir. Nüfusu en az olan beş il ise sırasıyla; Bayburt, Tunceli, Ardahan, Kilis ve Gümüşhane'dir. En az nüfusa sahip Bayburt'da ikamet eden kişi sayısı 76,609'dur.

Türkiye nüfusunun yarısı 28.3 yaşından küçüktür.

Ülkemizde ortanca yaş 28.3'tür. Ortanca yaş erkeklerde 27.7 iken, kadınlarda 28.8'dir. Şehirlerde ikamet edenlerin ortanca yaşı 28.4, köylerde ise 27.9'dur.

Nüfusun % 66.5'i 15 ile 64 yaşları arasındadır.

15-64 yaş grubunda bulunan çalışma çağındaki nüfus, toplam nüfusun % 66.5'ini oluşturmaktadır. Ülkemiz nüfusunun % 26.4'ü 0-14 yaş grubunda, % 7.1'i ise 65 ve daha yukarı yaş grubundadır.

Türkiye'de kilometrekareye düşen kişi sayısı 92 kişidir.

Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen bir kilometrekareye düşen kişi sayısı, Türkiye genelinde 92 iken illere göre 11 ile 2,420 kişi arasında değişmektedir. İstanbul 2,420 kişi ile nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu ildir. Bunu sırasıyla; 398 kişi ile Kocaeli, 311 kişi ile İzmir, 238 kişi ile Hatay ve 234 kişi ile Bursa illeri izlemektedir. Nüfus yoğunluğunun en az olduğu il ise 11 kişi ile Tunceli'dir. Yüzölçümü büyüklüğüne göre ilk sırada yer alan Konya ilindeki nüfus yoğunluğu 50, yüzölçümü en küçük olan Yalova ilindeki nüfus yoğunluğu ise 215 kişidir (Tablo 1).

Ülkemizde 98,064 yabancı uyruklu kişi ikamet etmektedir.

Türkiye'de ikamet eden nüfusun % 0.14'ü yabancı uyrukludur. Yabancı uyrukluların en fazla bulunduğu ilk beş il sırasıyla; İstanbul (42,228), Bursa (11,495), Ankara (7,166), İzmir (6,707) ve Antalya (6,343) illeridir.

2007 NÜFUS SAYIMI SONUÇLARI

y1p9b9R7vxfceVf0qh2F3dOW2YzDlMEEaPcucjHuQYhUUd0osMkoAj9s1b2njNmiuBPzfMypMt1FFU
 

2007 NÜFUS SAYIMINA GÖRE İLLERİN NÜFUSU

İL NÜFUS NÜFUS YOĞUNLUĞU
Adana 2.006.650 144
Adıyaman 582.762 83
Afyonkarahisar 701.572 49
Ağrı 530.879 46
Amasya 328.674 58
Ankara 4.466.756 182
Antalya 1.789.295 86
Artvin 168.092 23
Aydın 946.971 121
Balıkesir 1.118.313 78
Bilecik 203.777 47
Bingöl 251.552 30
Bitlis 327.886 47
Bolu 270.417 33
Burdur 251.181 37
Bursa 2.439.876 234
Çanakkale 476.128 48
Çankırı 174.012 23
Çorum 549.828 43
Denizli 907.325 78
Diyarbakır 1.460.714 97
Edirne 396.462 65
Elazığ 541.258 64
Erzincan 213.538 18
Erzurum 784.941 31
Eskişehir 724.849 52
Gaziantep 1.560.023 229
Giresun 417.505 61
Gümüşhane 130.825 20
Hakkari 246.469 34
Hatay 1.386.224 238
Isparta 419.845 51
Mersin 1.595.938 103
İstanbul 12.573.836 2.420
İzmir 3.739.353 311
Kars 312.205 31
Kastamonu 360.366 27
Kayseri 1.165.088 68
Kırklareli 333.256 53
Kırşehir 223.170 35
Kocaeli 1.437.926 398
Konya 1.959.082 50
Kütahya 583.910 49
Malatya 722.065 61
Manisa 1.319.920 101
Kahramanmaraş 1.004.414 70
Mardin 745.778 85
Muğla 766.156 60
Muş 405.509 50
Nevşehir 280.058 52
Niğde 331.677 45
Ordu 715.409 120
Rize 316.252 81
Sakarya 835.222 173
Samsun 1.228.959 135
Siirt 291.528 53
Sinop 198.412 34
Sivas 638.464 22
Tekirdağ 728.396 115
Tokat 620.722 62
Trabzon 740.569 159
Tunceli 84.022 11
Şanlıurfa 1.523.099 81
Uşak 334.115 63
Van 979.671 51
Yozgat 492.127 35
Zonguldak 615.890 186
Aksaray 366.109 48
Bayburt 76.609 20
Karaman 226.049 26
Kırıkkale 280.234 62
Batman 472.487 101
Şırnak 416.001 58
Bartın 182.131 88
Ardahan 112.721 23
Iğdır 181.866 51
Yalova 181.758 215
Karabük 218.463 53
Kilis 118.457 83
Osmaniye 452.880 145
Düzce 323.328 126
 
Mahcup
 
TOPLAM: 70 586 256 

ORDU İLİNİN NÜFUS SAYIM SONUÇLARI

10 KASIM 2007 143

     
 Ordu il geneli 2007 yılı nüfus sayım sonuçları :

Ordu; Toplam nüfus 167 bin 829, şehir merkezi 134 bin 005, köy 33 bin 824

Akkuş; Toplam nüfus 33 bin 059, şehir merkezi 4 bin 038, köy 29 bin 021

Aybastı; Toplam nüfus 26 bin 598, şehir merkezi 14 bin 767, köy 11 bin 831

Çamaş; Toplam nüfus 10 bin 667, şehir merkezi 9 bin15, köy bin 652

Çatalpınar; Toplam nüfus 16 bin 259, şehir merkezi 5 bin 509, köy 10 bin 750

Çaybaşı; Toplam nüfus 15 bin 108, şehir merkezi 4 bin 803, köy 10 bin 305

Fatsa; Toplam nüfus 96 bin 135, şehir merkezi 68 bin 917, köy 27 bin 218

Gölköy; Toplam nüfus 35 bin 642, şehir merkezi 12 bin 65, köy 23 bin 577

Gülyalı; Toplam nüfus 8 bin 165, şehir merkezi 3 bin 660, köy 4 bin 505

Gürgentepe; Toplam nüfus 20 bin 098, şehir merkezi 8 bin 404, köy 11 bin 694

İkizce; Toplam nüfus 19 bin 301, şehir merkezi 4 bin 984, köy 14 bin 317

Kabadüz; Toplam nüfus 6 bin 511, şehir merkezi 2 bin 447, köy 4 bin 64

Kabataş; Toplam nüfus 14 bin 385, şehir merkezi 6 bin 561, köy, 7 bin 824

Korgan; Toplam nüfus 33 bin 755, şehir merkezi 12 bin 773, köy 20 bin 982

Kumru; Toplam nüfus 32 bin 976, şehir merkezi 11 bin 856, köy 21 bin 120

Mesudiye; Toplam nüfus 12 bin 129, şehir merkezi 2 bin 206, köy 9 bin 923

erşembe; Toplam nüfus 34 bin 259, şehir merkezi 10 bin 288, köy 23 bin 971

Ulubey; Toplam nüfus 20 bin 235, şehir merkezi 6 bin 118, köy 14 bin 117

Ünye; Toplam nüfus 112 bin 298, şehir merkezi 72 bin 867, köy 39 bin 431

 

    Toplam Nüfus: 715 bin 409.